Kestanenin Kullanımı ve Faydaları

Türkiye için önemli bir orman ağacı olarak görülen ve çok amaçlı kullanıma konu olan kestane ormanları, geleneksel olarak odun hammaddesi ihtiyacı, odun dışı orman ürünü olarak meyvesi, başta bal üretimi olmak üzere çeşitli amaçlarla yaprağı ve çiçeği ile kullanılmaktadır. Öyle ki, eski dönemlerde kestaneye temel besin kaynağı olarak “Ekmek Ağacı” denildiği ifade edilmektedir. İlk çağlardan bugüne Türkiye’de halkın kullanımına çok önem verdiği kestane, düzensiz faydalanmanın verdiği olumsuzluklar yanında, hastalık ve zararlılarından dolayı da tehdit altındadır. Odun ve meyve verimliliği giderek azalmaktadır.

Türkiye’de kestane meyveleri çiğ olarak yenilebildiği gibi, suda kaynatılarak, ateşte kavrularak ya da fırınlarda pişirilerek yenilmektedir. Ayrıca, şekerleme ve pasta yapımında bütün veya un halinde kullanıldığı gibi, pirinç pilavına da katılmakta, ayrıca et yemekleri, börekler, çorbalar, tatlılarda da değerlendirilmektedir.


Kültürel birikimin boyutlarından biri de kestane ve kullanımına ilişkin üretilen geleneksel terim bilgisidir. Ülke genelinde çeşitli amaçlarla yaygın kullanıma rağmen, kestane ve kullanımına yönelik geleneksel terim bilgisinin belirlenmesine yönelik yeterli sayıda ve içerikte çalışmalar bulunmamaktadır. Bu çalışmada, doğal ormanlarından veya kültüre alınan bireylerinden meyvesi, odunu, yaprağı ve çiçeği itibariyle ülke geneline yaygın faydalanmaya bağlı olarak üretilen kestane ve kullanımıyla ilgili geleneksel terim bilgisinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir.

MUTFAK
Kestane Nasıl Tüketilir?

Kış akşamlarının vazgeçilmez atıştırmalığı olan kestane, tatlılarda pilavlarda ve yemeklerde lezzet verici olarak kullanılabildiği gibi, pişirilerek tek başına da tüketilebilir. Kestaneyi pişirmek için birkaç yöntem vardır. Fırında veya ocakta kestane kebap diye adlandırılan şekilde kızartılarak yenebilir. Ya da haşlanarak yenebilir. Uzmanların genellikle haşlanarak yenmesinin daha faydalı olduğunu söylediği bilgisini de bu araya eklemek istedik. Kestane, kışın en çok fırınlanarak ve pastalarda kullanılarak tüketilmektedir. Özellikle kışın yaş pasta çeşitleri içinde kestaneli pasta herkesin favorisi oluyor. Güzel bir kestaneli yaş pasta yemek için sevenleri tarafından dört gözle beklenir. Bursa ve civarında üretilen kestanelerle yapılan kestane şekeri dünyaca ünlüdür. Kestane şekeri hem tek başına yenebilir hem de tatlılara ve pastalara koyulur.
 

 
Kestane Pişirmenin Püf Noktaları
Fırında veya ocakta kestane yapmak için kestaneleri önce iyice yıkayın. Bir bıçakla kestaneye çizik atın. Bombeli kısma çizik atmanız daha iyi olacaktır. Ayrıca bu işlem için yeni çıkan kestane çizme aparatları da vardır. Kestaneleri çizdikten sonra, 1 saat kadar soğuk suda bekletin. Tercihinize göre suya pekmez, şeker, tuz ekleyebilirsiniz. Fakat bizim önerimizin kendi lezzetiyle yemeniz yönünde olduğunu söyleyelim. Süzdükten sonra fırında yada bir tavada pişirin. Fırın için 200 derece ısıtılmış fırında 20-25 dakika kadar pişirin. Kestanenin kabuğunu kolayca soymak için diğer bir yöntem de kestaneleri en az 12 saat buzdolabında beklettikten sonra, kaynar suya atmaktır. Daha sonra tekrar soğuk suyla yıkayın.
 


 
Kestane Şekeri “Bursa’nın Keşfettiği Tat”
 
Uludağ eteklerinin ünlü kestanesinden yapılan kestane şekeri, şekerli şerbette kaynatılan kestaneden yapılmaktadır. Kestane şekerlerinin çeşitleri Bursa´nın karakteristik tatlılarındandır. Bursa’da asırlardır evlerde üretilen kestane şekeri, 1900’lü yılların başında duble olarak Uludağ eteklerinin ünlü kestanesinden yapılan kestane şekeri, şekerli şerbette kaynatılan kestaneden yapılmaktadır. Kestane şekerlerinin çeşitleri Bursa´nın karakteristik tatlılarındandır.
Bursa’da asırlardır evlerde üretilen kestane şekeri, 1900’lü yılların başında duble olarak satışa yönelik üretim yapmaya başlamıştır. Bursalı Şekerci Hakkı Efendi, ilk kez duble kestane şekeri yapmayı başarmış ve bu ürünle Bursa Sergisi’nde altın madalya kazanmıştır. Daha sonra da Ulus Pastanesi sahibi Rasim Öztat, kestane şekerini geliştirmiştir. Ancak kestane şekerini bir marka olarak tüm dünyaya yayan Kafkas Pastaneleri olmuştur.

 

 
Kestanenin Faydaları

Kestane, diğer yemişlerin göre daha yüksek oranda nişasta ve su içerir. Kestanede protein ve yağ oranı ise düşüktür. Nişasta, lif, protein, potasyum, fosfor, kalsiyum gibi mineraller ve B1, B2 ve C vitaminleri içeren kestane, oldukça doyurucudur. 100 gram kestanede, 160 kalori enerji değeri bulunur. 100 gram kestane ayrıca, 34 gram karbonhidrat, 3,2 gram protein, 1,8 gram yağ ve 8-10 gram lif içerir.
Kestane, yüksek karbonhidrat içerdiğinden diyet yapanlar tarafından kontrollü şekilde tüketilmelidir. Özellikle, şeker hastaları, damar sertliği sorunu olanlar ve yüksek tansiyonlu kimseler kestaneyi az miktarda yemelidir.
 
Kestanede bulunan
demirin kansızlığı önlediği magnezyum ve fosforun ise kemik metabolizmasında önemli rol oynuyor. Sakinleştirici özelliği vardır. Stresin giderilmesine yardımcı olur. Kestanedeki C vitamini, dişler, kemikler ve kan damarlarındaki matriks oluşumu için gereklidir. Beyin için faydalıdır çünkü unutkanlığı ve Alzheimer'ı önler. Bağışıklık sistemini güçlendirir ve hücrelerin yaşlanmasını geciktirir.
Kestanenin sağlık açısından önemli meyvelerden biri olduğunu ifade eden uzmanlar, kestane şekerinin zihinsel yorgunluğu aldığı gibi, eski çağlarda insanların bala batırarak tatlıya dönüştürdüğü ilk meyve olduğunu söyledi.
Kestaneye eskiden ekmek ağacı olarak görülürdü. İçerisindeki karbonhidrat mineral yapısından dolayı insan sağlığında besleyici rolü vardır. Gelişmekte olan çocukların zeka yapısında önemli rol oynamaktadır. Ciltteki kırışıklığı giderip yüzdeki gençleşmeyi sağlıyor.

Kan dolaşımını düzenleyici rolü üstlendiği için varis ve basur hastalığının iyileşmesine yardımcı olan kestane, ayrıca kansızlığa, yorgunluğa iyi gelirken, karaciğer yorgunluğunu giderme ve mideyi kuvvetlendirme etkisiyle dikkat çekiyor. Kış aylarında mangal ve sobalarda kebabı yapılan kestane, hediyelik şeker olarak da gıda sanayinin en gözde ürünlerinden biri olarak sofralarda yer alıyor.