Kestane Hastalık ve Zararlılarıyla Mücadele

Hastalık ve Zararlılarla Mücadele

Kestanede problem olan çeşitli hastalık ve zararlılara karşı mücadelenin ihmal edilmemesi gerekir. Aksi taktirde büyük ekonomik kayıplara uğranılması kaçınılmazdır. Bunlarla kültürel ve ilaçlı mücadele yapılması gereklidir.

 Kestane kanseri

Kestane kanseri mantari bir hastalıktır. Mantar sporları en fazla insan etkisiyle yayılmaktadır. Steril olmayan aletlerle yapılan mücadele, tekniğine uygun yapılmayan aşılama ve hasat sırasında kullanılan sırıklar ile rüzgar, böcek,  kuş, kemirgen gibi hayvanlarla diğer ağaçlara taşınır. Kanser sporları gövde ve dallara yaralardan girer. Dokularda çökme veya şişme, kabuklarda çatlaklar oluşması ve kırmızı renk alması, kabuk dokusunun parçalanması şeklinde görülür. Gelişen kanser, dal veya gövdeyi çepeçevre sardığında bu kısmın üzeri tamamen ölür. Kanser köklerde görülmez bu nedenle ağaç dipten yeniden sürgün vererek yaşayabilir.


 
Herhangi bir nedenle açılmış yaralar hastalık etmenin giriş kapılarıdır.Bulaşık kısımlarda önce çöküntü sonra şişmeler oluşur,çatlaklar iyice belirginleşir.Hastalık dallar sürgünler ve kök boğazının üst kısmında görülebilir.
Mücadelenin mutlaka eğitim almış kişiler tarafından yapılması gerekmektedir.
Mücadele çalışmaları uygun aletler kullanılarak yapılmalıdır.
Mücadelede kullanılan aletler her yarada ayrıca dezenfekte edilmelidir.
Mekanik mücadele sırasında açılan her türlü yara yüzeylerine Göztaşı-Ardıç katranı uygulanmalıdır.

MEKANİK MÜCADELESİ
%70 inden fazlası kurumuş ağaçlar kesilerek ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Kanserli dallar, kanserli kısmın 20-30 cm gerisinden kesilmeli ve ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Gövde ve büyük dallardaki kanserli kısımlar kazınarak sahadan uzaklaştırılmalıdır.
Mekanik mücadelede kullanılan aletler çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.
Her türlü yara ve kesim yüzeyleri Göztaşı ve Katran ardıcı sürülerek kapatılmalıdır.
Elde edilen yeni sürgünler seyreltilmeli ve bakımları yapılmalıdır.
 

 
BİYOLOJİK MÜCADELESİ
Biyolojik mücadelede hypovirülent ırklar kullanılmaktadır.
Hastalığın bugüne kadar bulunmuş en etkili mücadele şeklidir.
Bu ırkların içinde bir mikrop olan virüs bulunmaktadır.
Bu virüs kanser yapan virülent tipe bulaşabilir ve bunun sonucu kanser iyileşebilir.
Buna bir tip aşılama diyebiliriz. Aşılamanın başarılı olması için ağaçtaki kanserle, uygulanacak hypovirülent ırkın uyumlu olması gerekmektedir.
Bu nedenle öncelikle her bir ağacın kanserli kısmından ayrı olmak üzere alınan örnekler Orman İşleri Genel Müdürlüğümüzün bu amaçla kurduğu Bolu laboratuarında kanser türünün teşhisi ve buna   uygun hypovirülent üretilmesi gerekmektedir.
Üretilen hypovirülent hastalık dokusuna uzman kişilerce uygun aletlerle uygulanmalıdır.

 
 
 
Avusturyanin basarili kestane fidancilarindan Helmut Ecker kestane varliklarimizin en büyük belasi D A L KANSERINE dayanikli Ecker 2 hibrit cesidini (castanea sativa x castanea mollissima) gelistirdi, castanea crenata cesitleri ile de caprazlama calismalarina devam etmektedir.
Mürekkep hastalığı

Kestane ağaçlarında Mürekkep hastalığına (Phytophthora cambivora Petri) neden olmaktadır. Hastalık, yapraklarda küçülmeye ve kloroza, kök boğazında çöküntü ve çatlak oluşumuna, kabuk altında ise alev şeklinde nekroz oluşumuna, daha sonraki aşamada ise ağaçların tamamen kurumasına neden olan önemli bir hastalıktır.

 

Marmara bölgesinin en mühim kestane kültürü yeri olan Bursa'da hastalığın 1945 senesinden ve hatta daha eski tarihlerden beri mevcut olduğu söylenmektedir.

Bu hastalıkla bulaşık bir ağacın kök bölgesini açtığımız zaman siyah çürümeler ve lekeler göze çarpar. Kök boğazında kabuğu kaldırdığımızda kabukla doku arasında siyah mavi bir sıvı görülür. İletim demetleri tıkanır ve yapraklarda sararma, sürgün kurumaları göze çarpar.

Bu hastalık kök ve kök boğazı hastalığıdır. Hastalığa neden olan sporlar kök ve kök boğazında meydana gelen yaralardan girerek bitkiye bulaşırlar. Hastalık genç ağaçlarda hızlı yaşlı ağaçlarda yavaş seyreder. Hastalığa yakalanmış genç ağaçların yaprakları birdenbire pörsür ve kurur. Yaşlı ağaçlarda kurumalar tepeden başlar. Yavaş yavaş alt bölümlere doğru ilerler. Hastalık bulaşmış ağaçların yaprakları küçük kalır. Su geçirmeyen ağır topraklarda kestane bahçesi kurulmamalıdır. Hastalığa dayanıklılığı bilinen Maravel ve Marigoule anaçları üzerine aşılı çeşitlerle bahçe kurulmalıdır.


Gal Arısı
TANIMI

Kestane gal arısının ana vatanı Çin’dir.
Bazı Avrupa ülkelerinde de tespit edilmiştir.
Ülkemizde Yalova’da 2014 yılında ormanlık alanlardaki kestane ağaçlarında ilk tespiti yapılmıştır.


BİYOLOJİSİ

Yumurtaları oval,saydamdır.
Larvalar 2,5 mm boyunda olup beyaz renklidir. 
Kışı,birinci dönem larva halinde tomurcuk içinde geçirir.
Ergin;2.5-3mm boyunda,parlak siyah renkte ve bacakları kahverengidir.
Döllemsiz çoğalır ve yılda bir döl verir.
Ergin uçuşu Haziran ortasından Temmuzun sonuna kadar devam eder.
Ergin 100’den fazla yumurta bırakabilir.
Yumurta bırakılan tomurcukların dokularında renk değişikliği meydana gelir
Nisan sonu Mayıs başlarında tomurcuklar filizlenmeye başladığında, yeşil veya gül renginde,0,4-2cm çapında galler oluşmaya başlar. Erginler çok uzun mesafelere uçabilmektedir.
 

BELİRTİLERİ
Tomurcukların patlamasının ardından kırmızı veya yeşil gal(ur) oluşumu gözle görünür hale gelir.


KONUKÇUSU
Zararlının tek konukçusu kestanedir.


ZARARI
Kestane sürgün ve yapraklarında galler(ur) oluşturarak sürgünlerin          büyümesine ve meyve tutumuna engel olur.
Galler,fotosentez alanını azaltır.
%80’e varan oran daverim kayıplarına yol açar.
Yoğun bulaşıklıklarda meyve üretimi azalır,ağaç ölebilir.
 

Mücadele
En etkili mücadele karantina önlemleridir.
Bulaşık ağaç ve kısımlarının kesilerek imhası gerekir.
Kimyasal mücadelede başarı oranı çok düşüktür.
Doğal düşmanlarının üretilip salımı ile zararlı baskı altında tutulabilir.
Türkiye’de tespit edilmesinin ardından Orman ve Su İşleri Bakanlığı İtalya ile işbirliğine gitti ve oradan bu zararlının düşmanı olan böceklerin anaçlarından getirerek Yalova’da kurulan biyolojik mücadele laboratuvarında üretime başladı. Bu laboratuvarda üretilen Parazitoit Torymus Sinensis faydalısı bölgedeki ormanlara salınmaya başlandı. Bakanlık 2015 yılında 4 bin 500, 2016 yılında da 4 bin 224 adet faydalı böceği ormana bıraktı.


Fransanin INRA arastirma ensitüsü tarafindan caprazlama yöntemiyle elde edilen, gal arisina dahi dayanikli olan hibrit (c.sativa x C, crenata) cesidi Bouche de Betizac in yaprakları.
Zararlılar

KESTANE İÇ KURTLARI (Cydiasplendana)

Meyve kabuğunu delerek içine girip beslenerek zarar yapar.Pisliklerini meyve içerisine bırakarak meyve dökümüne ve meyvelerin piyasa değerinin düşümüne neden olur. Zarar verdikleri meyvelerin tamamen elden çıkmasına,Pazar ve dış satım değerlerini kaybetmesine neden olur.Yılda bir döl verir.Genel olarak hasat sırasında gelişmelerini tamamlamamış olan larvalar , hasattan sonra yığıldıkları gömüler,depolarda veya satış sırasında gelişmelerini tamamlayıp meyveyi delip terk ederler.
 
Mücadelesi için;
a-Kestane işleme evrelerinde ve bahçede ayrılan kurtlu meyveler derhal yok edilmelidir.
b-Kestane işleme evrelerinin tabanının beton, duvarının iyi sıvanmış olmasına özen gösterilmelidir.Satış için getirilen kestane çuvalları, toprak zemin yerine beton zemin üzerinde bekletilmelidir.
c-Gömü yerleri satış için ürün çıktıktan sonra ki aylarda; özellikle haziran ayı içerisinde,sık sık çapalanmalı çıkan kurtlar yok edilmelidir.
d-Gömü yerlerinin tabanı ve 10-20 cm yükseklikte çevresi beton yapılmalı, satıştan sonra beton üzerinde toplanan kurtlar yok edilmelidir.
e-Gömülerdeki bulunan kurtların hepsinin toprağa ( veya beton gömü zeminine) inmesi için,hasat ile satış arasında en az 1,5-2 ay süre bırakılmalıdır.
İlaçlı mücadele için; hasattan hemen önce , ürün gömülere yığılmadan gömü toprağı ilaçlanır.Bu ilaçlamadan 20-25 gün sonra gömüdeki yığın nemlendirilirken 2. ilaçlama uygulanmalıdır.