Badem Hastalık ve Zararlılarıyla Mücadele

Hastalıklar
Kök Kanseri
Hastalığın etmeni, Agrobacterium tumefaciens adlı bir bakteridir.Bu bakteri, kök boğazında urlar oluşturur, iletim demetlerinde öz  su faaliyetini büyük ölçüde engeller. Yapraklar sararır, gelişme yavaşlar, gövde ve dallarda sakız oluşur, sonuçta ağaçlar kurur.Genç ağaçlar daha fazla etkilenir.
Tedavi için, yazın sıcak aylarda (Temmuz-Ağustos) ağaçların kök boğazı açılarak, urlar sağlam dokuya kadar kesilip, temizlenmelidir. Temizlenen yara üzerine %5’lik göz taşı (Bakır Sülfat) eriyiği sürülür. Eriyik kuruduktan sonra açılan kök boğazı ve kökler toprakla örtülür.
Kök Çürüklüğü
Hastalığı yapan Armillaria mellea adlı mantardır.Bu mantar, ağaçların köklerinde çürüklük yaparak kurumalarına sebep olur. Hastalığa ya  kala- nan ağaçlar ilk yıl çok az sürgün verir. İkinci yıl yapraklar sararır ve dökülür. Üçüncü yıl dallar kurumaya başlar. Dördüncü yıl ise ağacın tamamı kurur.Kuruyan ağaçların kökleri topraktan çıkarılarak yerine kireç dökülmelidir. Hastalık yeni bulaşmışsa, hastalıklı kökler kesilip, kazındıktan sonra yara yerine %5’lik bordo bulamacı, %2’lik göz taşı sürülerek üzeri aşı macunu ile kapatılmalıdır.
Klok (Taphrina deformans (Berk.) Tul.)
Hastalık yaprak kıvırcıklığı, et lekesi ve klok olarak da isimlendirilir.Fungus yıllık organlarda genellikle yapraklarda zararlıdır. Çiçeklerde, meyvelerde ve genç dalcıklardaki zararı da önemlidir. İlkbaharda meydana gelen ilk yapraklar infeksiyondan sonra kalınlaşır, üst kısımları şişer ve kıvırcıklaşır. Yaprak kenarlıklarının alta doğru kıvrılmasıyla yaprak içi bükeyleşir. Hastalıklı yapraklar kırmızı, sarı ve açık pembe renge dönüşür. Klorofil kaybolur.
Kontrolü: Gözler patlamadan 2-3 hafta önce % 1-1.5’luk Bordo bulamacı veya %0.4 dozunda hazır bakırlı preparatlar ile yapılan tek ilaçlama %91-98 başarı sağlar.
Yaprak Delen (Coryneum beijerinekli Oud.)
Yaprak delen , kızıl leke veya çil adıyla bilinen bu hastalık nemin arttığı alanlarda görülür. Bazen ilkbahar ve yaz başlangıcının çok nemli geçmesi halinde, bütün yetiştirme alanlarında hastalığa yakalanma oranı yükselebilir.
Hastalık bitkinin yaprak, sürgün, tomurcuk, çiçek ve meyvelerinde görülür. İlkbaharda yapraklarda kırmızı kahverengi lekeler oluşur. Bu lekeler sonradan halka şeklinde dökülür. Yapraklarda yalnız delikler kalır. Lekelerin büyüklüğü 1mm’den küçük olabildiği gibi 2 mm büyüklükte de olabilmektedir.
Kontrolü: 1. uygulama sonbaharda yapraklar döküldükten sonra %2’lik bordo bulamacı, II. Uygulama ilkbaharda çiçek tomurcukları kabarınca %1’lik bordo bulamacı, III. Uygulama taç yapraklar %70-80 döküldüğünde %1’lik bordo bulamacı,%0.4’lük bakır oksit veya %0.3’lük zinep ile yapılır. IV. İlaçlama meyveler yaklaşık nohut büyüklüğünü alınınca III. İlaçlamadaki bakırlı veya zinepli ilaçlarla yapılır.
Et Leke Hastalığı (Polystigma ochraceum (Wahl.)Sacc.)
Erik ve badem yetiştirilen bölgelerdegörülür. Hastalığa bu ismin verilişi yapraklarda et renginde lekelerin meydana gelmesinden dolayıdır. Yaprakların üzerinde yuvarlak, 3 cm büyüklüğünde lekeler gelişir. Bunlar başlangıçta sarı, daha sonra parlak kırmızı renge dönerler. Bu lekeler yaprağa oranla daha kabarık ve kalındır. Çok hasta yapraklar erken dökülürler. Bir parazit fungus olan etmen dökülmüş yaprakların üzerinde ilkbaharda genç yaprakları infekte eden ascosporlar oluşturur. Yaz sporları çok sayıda kırmızı yaprak kabarıklığının altında bulunan küre şeklindeki bir kılıf içinde meydana gelir ve yalnız yağmur damlalarıyla yayılırlar.
Kontrolü: Hastalıklı yapraklar toplanıp yok edilmelidir. Kimyasal kontrolde 1. ilaçlama çiçek taç yaprakları döküldükten sonra, II. İlaçlama birinci ilaçlamadan 2 hafta sonra yapılmalıdır. İlaçlamalarda organik fungisitler kullanılır.
Külleme (Sphaerotheca pannosa (Walt.)Lev.)
İlk simptomlar yaprakların üst yüzeyinde sarı lekeler biçiminde başlar, daha sonra alt yüze  yleri beyaz un şeklinde bir tabaka ile kaplanır.Hastalığın ilerlemesiyle yapraklar yukarıya doğru kıvrılır, kurur ve zamansız dökülürler. Meyveler üzerinde açık renkli alanlar belirir ve bunların altındaki üst tabaka çatlar. Fungusun hastalandırdığı sürgün uçları bükülür.Küllemeli sürgünler çiçek tomurcuğu oluşturmazlar. Meyveler henüz çağla halindeyken bu hastalığa yakalanırlarsa üzerinde kirli, esmer lekeler oluşur. Külleme zararı ürün azalmasına ve büyüme aksaklığına neden olur. Hastalık sıcak, nemli ve kapalı havaları sever.
Yazıcı Böcekler: (Scolytus spp.)
Kabuk yazıcı böcekleri daha çok elma, armut, kiraz, erik, şeftali, kayısı, ayva, badem (S. amygdali ) , fındık ve kestane gibi ağaçlarında zarar yaparlar.Bu böcekler ağaçların odun ve kabuk kısımlarında galeriler açarlar. İlk açtığı galeriye yumurtasını bırakır. Yumurtadan çıkan larvalar 10-20 cm uzunluğunda ikincil galerileri oluştururlar.
Kabuk yazıcı böceğin zararına uğramış bir dalın kabuğu kaldırıldığında kısa bir ana galeri ve içi odun tozu ile dolu birçok eğri galeriler görülür.
Bu böcekler genellikle bakımsız ve zayıf ağaçlara saldırır, böyle ağaçlarda daha çok tahribat yaparlar.
Saldırıya uğramış dalların beslenme düzeni bozulur ve kurur. Böyle dallar hafif bir rüzgarda kolayca kırılırlar. Meyve ağacının verimi düşer ve saldırıya uğrayan ağaçlar mücadele yapılmazsa 2-3 yıl içinde kururlar.
Kontrolü: Daha çok zayıf ağaçlarda zarar yapan bir böcek olduğundan ağaçların budama, sulama, gübreleme ve toprak işlemesi en iyi şekilde yapılarak ağacın kuvvetli olması sağlanmalıdır. Zararlı ile bulaşık dallar temizlenerek bahçeden uzaklaştırılmalı ve yakılmalıdır.
Kimyasal Mücadele :
İlaçlama: İlkbaharda Nisan - Mayıs aylarında kurumuş dallarda Böcek çıkışları görülür görülmez,
İlaçlama: 1. İlaçlamadan 10 - 15 gün sonra,
İlaçlama: İkinci döle karşı Temmuz-Ağustos aylarında yine Böcek çıkışları görülür görülmez,
İlaçlama:3. İlaçlamadan 10-15 gün sonra yapılmalıdır.Günümüzde tarımsal ilaçlar sürekli değişkenlik göstermekte, bazıları yasaklanmakta bazıları ise hastalık ve zararlılara karşı etkisini yitirmektedir. Bu nedenle kitaplarımızın hastalık ve zararlılar bölümünde tavsiye edilen ilaçları lütfen dikkate almayın ve bu konuda bilgi almak için en yakın Tarım Teşkilatına başvurunu.
Badem iç kurdu( Eurytoma amygdali Enderlein Hymenoptera: Eurytomidae)
Badem zararlılarının en önemlilerinden biri badem iç kurdudur. Ergin dişi arıcık yumurtasını meyveye bırakırken açılan delik daha sonra kaybolur. Yumurtadan çıkan larva badem tohumunu yiyerek beslenir. Bu tip meyveler kuruyarak renk değiştirir. Larvalar kışı meyvenin içinde geçirir. İlkbaharda ergin kelebek halinde meyveden çıkarlar.
Mücadelesi:En etkili mücadele zarara uğramış meyvele hasat sırasında veya kış mevsiminde toplanarak (ağaçtakiler dahil) yakılmalıdır.Kimyasal mücadelede ise İlkbaharda kelebekler görüldüğünde birinci ilaçlamaya başlanır. Kelebek çıkışı çağla bademin 7–8 mm boya ulaştığı zaman olur. Sıcaklığa bağlı olarak 20–25 gün kelebek çıkışı devam eder. Mücadelede Azinphos methyl, Carbaryl, Deltamethrin, Methiocarb gibi etkili maddeler içeren kimyasallarla kullanılır. İlk ergin çıkışı zamanı ve süresini belirlemek için bahçe içerisindeki kafese 300- 500 meyve bırakılır. İlk ergin dişiler görüldüğünde 1. ilaçlama yapılır. Fenolojik olarak çağlaların 7-8 mm boy aldığı zamanda ilk erginler çıkmaktadır.
Mekaniksel mücadele:Hasat sırasında ağaçlar üzerindeki kurtlu bademleri toplayarak yakmak Zarar görmüş meyveleri derin şekilde toprağa gömmek en etkin mücadele yöntemidir.
Adi Kapnod (Kapnodis)
Önemli bir toprak altı zararlısıdır. Zararlı, Capnodis teneprionis  adlı bir böcektir. Meyve ağaçlarının yeşil kısımlarını yiyerek tahrip eden zararlı, asıl zararı 1-4 yaşındaki fidanlarda etkilidir. Zararlı, ağacın kök başlangıcına yakın yerlerde galeriler açmaktadır.Bu zararlı, özellikle bakımsız ve zayıf ağaçlarda görülür. Dipleri otlu ve bakım işlemleri yetersiz ağaçlara daha çok zarar verir. Bu yüzden bakım işlemlerinin aksatılmadan yapılması gerekir. Zararlıya karşı “methyl” bileşimli ilaçlar kullanılır.Yaprağa ve sürgünlere zarar veren zararlılara karşı, plantasyon ikinci ve üçüncü yılda bir kez ilaçlanır. Yukarıda açıklanan hastalık belirti- leri görüldüğünde Tarım İl Müdürlüğü veya Ziraat Fakültesi ve kamu özel/tüzel kişilikleri gibi Kuruluşlardan yardım alınmalıdır.
DOĞU MEYVE GÜVESİ: (Cydia molesta)
Kışı larva halinde ağaç kabuk altlarında geçirir. İlkbaharda erginler çıkmaya başlar. Çıkan kelebekler sıcaklık 15OC yi bulunca özellikle yaprakların alt yüzeylerine yumurtalarını bırakmaya başlarlar. Yumurtalar İlkbaharda 15–20 günde yazın 3–5 günde açılır. İlk çıkanlar sürgünlere daha sonrakiler meyvelere zarar verir. Sürgün zararı larvanın uç kısmından girerek dal boyunca galeri açarak ilerlemesi şeklinde olur. Zarar görmüş sürgünler kurur, kırılır. Larvalar meyvelere genellikle sap çukurundan girer. Çekirdek civarındaki meyve etinde beslenir, gelişir, yine aynı delikten çıkar. Delik etrafında zamklanma görülür.
Mücadelesi:Kültürel önlem olarak kuruyan dalların sık sık kesilerek imha edilmesi gerekir. Biyolojik olarak birçok doğal düşmanı vardır. Bunlardan yararlanılır.Eşeysel çekici tuzaklar çıkış zamanını ve miktarını tespit etmek için kullanılır. Mart ayında bahçeye asılır. Erginler görülmeye başlayınca mücadeleye başlanır. Ortalama 15 gün sonra ikinci ilaçlama yapılabilir.
İlaçlamada; Azinphos Methyl, Carbaryl, Deltamethrin, Methiocarb, Triazophos vb. etkili maddeli insektisitler kullanılır.
BAKTERİYEL YANIKLIKLAR
Tüm ağacın kurumasına neden olabilecek çok tehlikeli bir hastalıktır. Özellikle bitkide oluşabilecek yara dokuları hastalığı tetiklemektedir. Hastalık fidanlarda görülmezken, bahçeye dikimden sonra etkisini göstermektedir. Yapraklar, genç sürgünler ve çiçeklerde de siyah nokta nokta lekeler görülebilmektedir. Hastalık    özellikle   Azot eksikliği durumlarında etkisini göstermektedir.Hastalığın     enönemli  belirtilerinden biride ağaçlardaki sümük benzeri akıntılar olup, bu akıntılar ekşi ekşi kokmaktadır .
Mücadelesi:Hastalığın erken dönemlerinde kanserli dalların kesilip uzaklaştırılması önerilebilir. Borda bulamacı uygulamaları erken dönemlerde bitkinin hastalıktan kurtulmasını sağlayabilir. Ancak ilerleyen dönemlerde hiçbir önlem ve kimyasal bitkiyi kurtaramaz.
BAKTERİYEL KANSER VE ZAMKLANMA
(Pseudomonas syringae pv. syringae Van Hall.ve . morsprunorum Wormald.)
Bakteriyel Kanser ve Zamklanma hastalığı, meyve yetiştiriciliği yapılan birçok ülkede, sert çekirdekli meyve ağaçlarının en önemli hastalıklarından biridir. Bu bakteriler, enfekteli göz, yaprak ve aktif kanserlerde; bunlara ilave olarak, enfekteli veya sağlıklı ağaçların dal ve gözlerinde epifit olarak kışlar. Ayrıca yabancı otlar ve konukçu olmayan bitkilerde de epifit olarak kışı geçirdiği belirlenmiştir.Bakteriler, dallara enfekteli göz diplerinden, budama yaralarından, yaprak izlerinden veherhangi bir nedenle açılmış çeşitli yaralardan girer. Kanserler, kış sonu-erken ilkbaharda belirginleşir. İlkbaharda, kanserlerin çevresinde ve dallar üzerinde, sızıntı şeklinde aşağıya doğru zamk salgısı gözlenebilir. Yaygın olarak durgun gözlerde yanıklıklar oluşur. Hasta gözler kesildiğinde, kahverengi olduğu gözlenir. Ayrıca çiçek ve yaprak tomurcukları da hastalıktan etkilenebilir. Ağır enfeksiyona uğramış ağaçlarda, çiçek sayısı çok düşüktür. Yapraklarda, saçma deliği görünümü ortaya çıkar. Meyvelerde ise 2-3 mm derinliğinde, koyu kahverengi çökük lekeler oluşabilir. Lekelerin içinde zamk salgısı görülebilir.
Mücadelesi:Kültürel önlemler:Meyve üretiminde, yalnızca sağlıklı anaç ve kalemler kullanılmalıdır. Bahçe tesis edilirken, tümüyle sağlıklı fidan dikilmelidir. Hastalığa duyarlı çeşitler, mutlaka hastalığa dayanıklı olan anaçlara aşılanarak üretimde kullanılmalıdır. Enfekteli kısımlar, kesilerek bahçeden uzaklaştırılmalıdır.
Kimyasal mücadele:Sonbaharda, yapraklar dökülmeye başladığı zaman %1 dozunda; İlkbaharda ise gözler uyanmak üzere iken %0.6 dozunda, Bordo bulamacı ile ilaçlama yapılmalıdır.
BADEM DAL KANSERİ
Pseudomonas amygdali'mn minimum gelişme sıcaklığı 3°C ve maksimum 320C,-dir. Termal ölüm noktası 46°C'dir. Bakteri, kışı badem ağacın daki kanser yaralarında ve yaprak izlerinde geçirmektedir. Hastalığın en önemli belirtisi, yıllık sürgünlerde, dal ve gövdede oluşan kahverengi kanser yaralarıdır. Ağaçlar erken ilkbaharda henüz dormant dönemde iken, yaprak izlerinin bulunduğu kabuk kısmında zamanla uzunlamasına bir çatlaktan odun kısmına doğru yayılan şişkinlikler oluşur. Enfekteli kabuk dokusu parça parça yarılır ve kanserler açılır. Bu oluşan kanserlerin kenarları kahverengi, kabarık, şişkin ve 0.5-2 cm uzunluğundadır. Gözler etrafında yayılan kanser yaraları ise gözlerin ölmesine ve ürün azalmasına neden olurlar. Bu kanser yaraları yıldan yıla büyürler. Hastalığa yakalanmış ağaçlarda gelişme ve yaprak durumu zayıflar, ağaç zamanla kurur. Hastalık enfekteli üretim materyalleri ve hasatta kullanılan sırıklarla yayılır
Kültürel Önlemler :Aşı kalemlerinin ve aşı aletlerinin temiz olması gereklidir. Kanserle bulaşık bahçelerde budama işlemi ağustos-eylül aylarında yapılmalıdır. Budama aletleri sık sık %3'lük lizol eriyiğine veya % 10'luk sodyum hipokloride batınlmalıdır. Budama artıkları hemen yakılmalıdır. Kanserle bulaşık bahçelerde hasat sırıkla değil elle yapılmalıdır. Budama yerlerine %5'lik göztaşı eriyiği sürülmeli, göztaşı kuruduktan sonra da aşı macunu ile kapatılmalıdır. Yeni bahçe tesis ederken hastalığa dayanıklı badem çeşitleri dikilmelidir.
Kimyasal Mücadele :
Ağacın her tarafının iyice ilaçlanmasına özen gösterilmelidir.
1.ilaçlama: Sonbaharda yapraklar %75 oranında dökülünce,
2.ilaçlama: İlkbaharda çiçek tomurcuklarının patladığı ve kırmızı uçların görüldüğü pembe dönemde.